Blog

Marka Bağımlılıklarımız (MİM)


Sevgili Caner’in bana pasladığı mim’i geçte olsa yanıtlama fırsatım oldu. Öncelikle kendisi için teşekkür ederim beni unutmamış 🙂 Kendi bağımlılıklarını burada dile getirmiş sevgili arkadaşım. Bende aklıma gelenleri yazacağım. Çünkü öyle bir şey ki insan bağımlı olduğu şeyleri ya da alışkanlıklarını bazen farkında olamıyor olabilir. Bende bu yüzden yazdıkça aklıma gelenleri aktaracağım. Çok laf gevelememim sebebi de şu anda düşünüyor olmam 🙂

Genellikle marka konusunda yerliye önem veririm ama bana o güveni göstermesi, içimi ısıtması lazım. Eğer yerli ürün almayacaksam ya alman ya da japon ürünlerini seçerim. Tabi bunu genelde makine ve teknolojik ürünler düşünerek söylüyorum.

Örneğin geçen sene evlenmeden önce malum beyaz eşya vs. alışverişim oldu. Bunlarda özellikle Bosch marka ürünleri tercih ettim. Çünkü öncesinde ve sonrasında çok kaliteli ve baş ağrıtmadan çalışan makineler oldukları için üç kuruş pahalı olsun Bosch olsun dedim 🙂 Şurada bir yazım vardı, o yazı da tam o esnada gaza getiren olay oldu ayrıca.

indirBunun dışında bosch’u matkap, akülü vidalama gibi ürünler kategorisinde hep tercih ederim. Hoş makitaya da ilgim var, japon malı birde ismi çok hoşuma gidiyor MANİTA gibi :D. Ayrıca eve sık sık böyle birer ikişer tornivada alırım. Onlarda da İZELTAŞ almaya gayret gösteriyorum.

Tavsiye Yazı:  İlk Telefonum ve Şimdiye Kadar Kullandığım Telefonlar [mim]

Kıyafet konusunda yıllar önce LCW’nin o sevimli maymunu beni çok cezbederdi ama hep gidip Ulus’tan han içinden alırdık. O renkli poşet içinde kıyafetim olsun isterdim. Hiç unutmam ilk LCW ürünüm bir kabandı ve onu çok seviyordum. Arkadaşımın annesi almıştı onu hiç unutamam. Ondan sonra yavaş yavaş almaya başladık ki zaten belli bir dönemden sonra LCW her kesime hitap eder oldu.

Kıyafete ayakakbıya belli sınırım vardır. Örnek pantolan 50 TL üstü almam. Ayakkabı 150 üstü almam ya da aldıysam çok beğenmem lazım. Çünkü ürünler kaliteli olunca rahat giyemiyorsun ve eğer çok kaliteli çıkarsa eskimediğinden yılalrca aynı şeyi giymek sıkıyor. Ama kalkıpta sağlıksız kumaş vs. kullanmak istemem.

Telefon konusunda eskiden beri hep nokia isterdim ama şimdi android işletim sistemi hiç yapamadığımdan iphone kullanıyorum. Gerek var mı o kadar paraya yok ama var mı onun gibi iyisi rahatı yok mecbur veriyorum. Yoksa apple fanı değilim. Daha doğrusu yaptıklarını beğeniyorum alıyorum ama bence bu kadar para çok. En son mac mini aldım oradan yazıyor o da apayrı konu 🙂 (Sıfır değil ikinci el ama :))

Tavsiye Yazı:  İngilizce Nasıl Geliştirilir Örnek ?

Yiyecek konusunda genelde ülkeri seçerim. Çünküm ülker bence bu konuda özveriyle çalışan ve kaliteli ürünler sunan sayılı firmadan birisi diyebilirim. Hem ürün ambalajında bana halen 90ları hatırlatması hem de lezzeti halen aynı kalması.

Sonrasında malum araç sahibi olarak lastik mevzuları. Bu konuda da hep petlası önerirdim ki kendim yazlık aldığımda petlas aldım. O gerçek hikayeden yapılma reklam filmi halen aklımda çok severim.

TTnet reklamındaki gibi ttnet bağımlılık. Nasıl firmaysa bir türlü kopamadım. Sevmiyorum ama vazgeçemiyorumda o kadar pislik bir şey. İnternet aleminde Google’ın yaptığı çalışmaları severim kullanırım. Başkasına yar demem kış derim.

Haberlerimi, haberler.com, gazetevatan.com, hurriyet.com, haber7.com buralardan takip ederim. Her görüşten haber sitesini takip edip harmanlarım. Spor haberlerini çok atan az tutan fanatikten takip ediyorum.

Böyle böyle dahası var ama aklıma gelmiyor bende bunu safa arkadaşıma paslıyorum. Buyur spaksu‘cum 😉

Yorum Yazınız

*

1 Yorum

  • BENİM DE CEVREMDE BİR COK MARKA BAĞIMLISI ARKADAŞIM VAR VEBEN BU BAĞIMLILIĞI SIMARIKLIK OLARAK NİTELENDİRİYORUM. YERLİ ÜRÜN OLMASINA DİKKAT EDEREK İHTİYACIMA CEVAP VEREBİLEN TÜM MARKA ÜRÜN KULLANABİLİRİM